Tarihimizin en kötü yılı belli oldu

Img

Yeryüzünde yaşamak için en kötü zamanın hangisi olduğu sorulduğunda, çoğumuzun aklına İkinci Dünya Savaşı’nın yıkımı, Kara Veba salgını veya son yıllarda dünyayı kasıp kavuran COVID-19 pandemisi gelir. Tarihçiler ve bilim insanları için bu adayların hepsinden çok daha karanlık ve ürkütücü tek bir yıl var: MS 536.

Bu dönemde insanlığı tehdit eden şey tek bir savaş veya kısa süreli bir felaket değildi; tüm gezegeni dondurucu bir soğuğa, yıllar süren karanlığa, açlığa ve ölümcül salgınlara mahkum eden zincirleme bir kıyamet senaryosuydu.

Gökyüzü karardı: 18 ay süren gece

Her şey, bir sabah güneşin neredeyse tamamen ortadan kaybolmasıyla başladı. Dönemin tarihçileri, gökyüzünün hiçbir zaman tam anlamıyla aydınlanmadığını yazdı. Avrupa, Orta Doğu ve Asya genelinde Güneş, aylarca sadece bir Ay kadar sönük, puslu bir parıltı verdi.

Günümüz araştırmacıları, bu gizemli karanlığın nedenini çözmeyi başardı. İzlanda’da meydana gelen devasa bir yanardağ patlaması atmosfere o kadar yoğun kül ve gaz salmıştı ki, bu katman Güneş ışınlarını engelleyen küresel bir filtreye dönüştü.

Dünya hızla soğumaya başladı

Güneş ışığının ve ısısının kesilmesiyle birlikte dünya hızla soğumaya başladı. Sıcaklıklardaki birkaç derecelik ani düşüş, tarihin en büyük tarım krizini tetikledi:

Çin başta olmak üzere dünyanın pek çok bölgesinde yaz mevsiminde kar yağdı. Ekinler hiç yetişmedi.

Gıdanın tamamen toprağa bağlı olduğu bir çağda, üst üste gelen hasat kayıpları küresel bir kıtlığa yol açtı. İmparatorluklar derin bir ekonomik krize sürüklendi ve milyonlarca insan açlıktan hayatını kaybetti.

Bilim 1500 yıllık güzemi nasıl çözdü?

Yüzyıllar boyunca tarihi kayıtlardaki “karanlık gökyüzü” tasvirleri abartılı efsaneler olarak kabul edildi. Gerçek, bilim insanlarının kutup buzullarından aldığı derin numuneleri (buz çekirdekleri) incelemesiyle gün yüzüne çıktı.

Buzullardaki katmanlar, geçmişteki atmosfer yapısını saklayan adeta birer zaman kapsülüdür. Yapılan kimyasal analizlerde, tam da MS 536 yılına denk gelen katmanlarda yoğun volkanik cam parçacıklarına ve kükürt izlerine rastlandı. Bu bulgu, iklimsel felaketi başlatan devasa yanardağ patlaması teorisini kesin olarak kanıtladı.

Açlık ve soğukla mücadele eden insanlık, asıl darbeyi birkaç yıl sonra aldı. İklim krizinden kısa bir süre sonra, MS 541 yılında tarihteki ilk büyük hıyarcıklı veba salgını olan “Justinianus Vebası” patlak verdi.

Bizans İmparatorluğu’nda günde binlerce insanı öldüren hastalık, zayıf düşmüş dünya nüfusu üzerinde yıkıcı bir etki yarattı. Uzmanlar, yetersiz beslenme nedeniyle bağışıklık sistemi çökmüş olan kitlelerin salgına karşı tamamen savunmasız kaldığını vurguluyor.

Neden “tarihin en kötü yılı”?

MS 536’yı insanlık tarihinin en kabus dolu dönemi yapan şey, felaketlerin eş zamanlı olarak üst üste binmesidir. Önce Güneş’i karartan bir yanardağ patlaması yaşandı, ardından dondurucu soğuklar tarımı yok etti, kıtlık baş gösterdi ve son olarak her şeyi bitiren küresel bir veba salgını dünyayı esir aldı. Bu yıkıcı zincirleme reaksiyon, MS 536’yı yeryüzünde bulunulabilecek en zorlu zaman dilimi haline getirdi.

yok

Author: Elif Demir