‘Gençlerle iletişim kurmanın yolu tavsiye vermek değil, birlikte ayrımcılık konulu filmler izleyebilir, sosyal sorumluluk projelerine katılabiliriz’

Melis: Gizem hani iki lise arasındaki spor müsabakasında Nazi selamı verilmişti de öğrencileri bu hareketi yapan okul özür dilemişti. Duydun mu bilmiyorum ama sonrasında iki ayrı okulda daha benzer şey olmuş. Ne oluyor bu gençliğe yahu!

Gizem: Duydum Melis, gerçekten inanamadım. Bir futbol maçı sonrası kazanan tarafın kaybeden tarafı, tarihteki bu kadar trajik bir olayla rencide etmesini anlamak güç. Sanırım az bilgiden, yarım öğrenmekten kaynaklanıyor. Tam olarak insanların nasıl acılar çektiğini bilmiyorlar. Karşı tarafı herhangi bir şekilde rencide etme çabası da ayrıca bir tartışma konusu elbette. Bizimkiler henüz küçük, ama şimdiden başlıyor ötekileştirme durumu. Sen istediğini öğret, arkadaşlarından duyduğu yarım yamalak bilgi daha tatlı ve özendirici geliyor sanırım.

Melis: Haklısın. Şimdi benim ikizler orta 1’de biliyorsun. Daha şimdiden “Ama arkadaşım şöyle yapıyor, arkadaşım bunları giyiyor, bunları herkes yiyor, sen niye izin vermiyorsun” lafları duyuyorum. Sanki ben 46 yıl yaşamamışım, her şeyi arkadaşları biliyor!

Gizem: Hiç sorma, Lorin de geçen bir arkadaşının yanında “Ben ondan daha uzunum değil mi anne? Ben güzel büyümüşüm, o büyümemiş” gibi laflar etti. Devamlı sağlıklı büyümek için uyku ve beslenmenin önemini hatırlatıyorum ona ben. Sen 4 yaşında küçük insan oradan yola çık, lafı nereye getir. Nasıl utandım anlatamam. Hemen arkadaşının yanında “Hayır Lorinciğim, herkesin kendine göre bir büyümesi var. Mesela benim de daha uzun ya da daha kısa olduğum arkadaşlarım var ama hepimiz sağlıklıyız” diye anlattım. Ama kıyas dediğin şey insanın içinde var, onu anladım.

Melis: Ya popüler olmayı kim istemez ki tabii. Şaka bir yana, bizim ergenlik dönemi kapıda. Ben çok korkuyorum böyle şeylerden ve nasıl davranmam gerektiğini hiç bilemiyorum. Bir psikologdan duymuştum, “Her ebeveyn tek çocuğu bile olsa aslında pek çok çocuk büyütür. Çünkü her yaşın derdi tasası, yaklaşım şekli farklıdır” diye. Ne kadar doğru değil mi!

Gizem: Çok beğendim bu lafı. Ben de inan merak ediyorum nasıl aşacağız ergenlik dönemini. Bu konu özelinde Bloom Psikoloji Danışmanlık Merkezi’nden klinik psikolog Ayşegül Nezor’la görüştüm. Tüm ebeveynlere faydalı olacak bilgiler verdi.

‘Kültürel normlar da empati göstermekten alıkoyabiliyor’

Klinik psikolog Ayşegül Nezor, Bloom Psikoloji ve Danışmanlık Merkezi

*Gençler zaman zaman çevresindekilere karşı acımasız davranabiliyor. Bunun sebebi nedir?

Acımasızlık, saldırganlık, zorbalık çoğu kültürde çok yaygın kavramlardır. Gençler görünüş, sosyal statü, ırk ve cinsel yönelimi farklı olana acımasız davranabiliyor. Araştırmalar bu tür davranışlarda bulunan birçok gencin kendisinin de acımasızlığa maruz kaldığını gösteriyor. Şiddet gösteren ebeveyne sahip olabilir. Farklı olduğunu düşünüyor, özgüven problemleri yaşıyor olabilir. Arkadaşları tarafından zorbalığa maruz kalmış olabilir. Başkalarını incitmenin onlar için pek önemli olmadığını ya da zorbalık yapmanın iyi bir şey olduğunu zannedebilir.

*Konu ve olaylar hakkında az bilgi sahibi olmaları bu tip durumları nasıl etkiliyor?

Bir konuyu araştırmadan, sadece gözlem ya da duyumla öğrenen genç, bu tarz davranışların doğuracağı sonuçları fark edemeyebiliyor. Sonucunda tepki almadıklarındaysa yanlış bir şey yaptığını idrak edemiyor.

*Karamanmaraş depremlerinde enkaz altında kalanlarla dalga geçen gençlerin videosunu gördük. Empati kuramamalarının sebepleri ne olabilir?

Empati eksikliği, agresif ve antisosyal davranış sorunlarına yol açabilir. Ancak biliyoruz ki insan yaşam deneyimi kazandıkça daha iyi empati kurabilmekte. Genelde gençler ailelerinden ayrılarak bireyselleşme çabası içinde olur, sosyal düzendeki yerlerini bulma konusunda endişeli hissedebilir. Hormonal durumları onları daha duygusal ve risk almaya daha istekli hale getirebilir. Bazen kültürel normlar da insanları, özellikle gençleri empati göstermekten alıkoyabiliyor.

*Ötekileştirme gencin ailesinden öğrendiği bir şey de olabiliyor ve bunu okula da yansıtıyor. Böyle bir durumda çocuğumuzu nasıl bilinçlendiririz?

‘Başkaları senin fikir ve görüşlerine saygı duymalı ama sen de onlarınkine saygı duymalısın’ düşüncesini çocuklarımıza öğretmeliyiz. Birinin bizden farklı olmasının onun hakkında ne düşüneceğimize karar vermek için bir ipucu olmadığını ve önce o insanı tanıması gerektiğini anlatmalıyız. Ve yerel, etnik, dini ve kültürel azınlıklar hakkında daha fazla şey öğrenmesi için teşvik etmeliyiz.

*Sosyal medyadan öğrendikleri yetersiz ve yanlış bilginin yerini nasıl doldururuz?

Gençlere bir bilgi öğretmek istiyorsak bunun yolu konuşmak değildir, tavsiye vermek hiç değildir. Ayrımcılık veya zorbalık konulu filmler izleyebilir, sonrasında tartışabiliriz. Birlikte sosyal sorumluluk projelerine katılabilir, nasıl hissettiğimizi konuşabiliriz. Ayrımcılıkla ilgili yanlış şeyler öğrendiğini düşünüyorsak bir oyun yaratabilir, kendisini bu tarz bir durumda hayal etmesini isteyebiliriz.

*Dediğiniz gibi konuşmak ergenlerde ters tepebiliyor. Aileler bununla nasıl başa çıkabilir?

Çocukla iletişim kurmanın yolu ona sözümüzü dinletmek olmamalı. Bu onu bizimle çatışma ve inatlaşmaya iter. “Beni dinlemeli” değil, “Bu konuda doğru yolu nasıl öğrenebilir” diye düşünmeliyiz

 

HADİ GİDELİM

Bilgiye ulaşmak için devriâlem

‘Seksen Günde Dünya Turu’ adlı çocuk oyunu, minik seyircileriyle buluşuyor. Phileas Fogg dünya turunu tamamlayan kişinin çok önemli bir bilgi öğreneceğini bilir ve bu bilgiye ulaşmak için uşağı Passeportaut ile dünya turuna çıkar. Acaba 80 günde dünya turunu tamamlayabilecekler mi?

Yer: İstanbul Maximum Uniq Lounge

Tarih: 1 Nisan Cumartesi

Saat: 12.00-14.00

Yaş: 3+

İletişim: (0212) 352 22 33

Ücret: 120 lira

 

Sirk dediğin hayvansız olmalı

17 kişilik Büyük Afrika Sirki, dev kadrosu ve akıl almaz performanslarıyla hem eğlendiriyor hem şaşırtıyor. Birçok ülkeden bir araya gelen yetenekli sirk sanatçıları çocuklar kadar yetişkinlerden de büyük beğeni topluyor. Hayvansız bu sirkte akrobasi performansı, illüzyon şovları, profesyonel jonglörler, insan kule ve lastik insan performansıyla daha birçok sahne gösterisi var.

◊ Yer: Konya Esnaf Odaları Birliği Tiyatro Salonu

◊ Tarih: 1 Nisan Cumartesi

◊ Saat: 13.30-15.00-17.00-20.30

◊ Yaş: 2-8

◊ İletişim: (0332) 235 02 92 

◊ Ücret: 105 lira

 Gelirin bir kısmı deprem bölgesine

‘Sünger Bob ve Deniz Kızı’ eşsiz dansları, görsel şölenleri ve güçlü sahne prodüksiyonuyla karşınızda. Sünger Bob’la Sharky’nin maceralarına 2 yaş ve üzeri çocuklar katılabiliyor. Etkinlik gelirinin bir kısmı organizasyon firması tarafından deprem bölgesindeki çocukların eğitimi için bağışlanacak.

◊ Yer: Antalya Muratpaşa Belediyesi Kültür Merkezi

 ◊ Tarih: 1 Nisan Cumartesi

◊ Saat: 13.00

 ◊ Yaş: 2+

◊ İletişim: (0212) 699 90 40

◊ Ücret: 90,50 lira

 

‘Buz Devri’ yaklaşırken

Havalar soğumakta ve buz devri yaklaşmaktadır. Bütün hayvanlar güneye göç ederken doğada kaybolmuş bir insan bebeği bulan kahramanlarımız onu kuzeydeki ailesine götürmeye çalışacaktır.

◊ Yer: Ankara Arcadium AVM Actor Stüdyo

 ◊ Tarih: 2 Nisan Pazar

◊ Saat: 14.00

 ◊ Yaş: 2+

◊ iletişim: (0555) 992 52 82

◊ Ücret: 101,75 lira

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*