Detaylı bilgi için betsdot adresini inceleyebilirsiniz.
1920’lerin sonlarına gelindiğinde Hollywood, “konuşmalı filmlerin” (talkies) cazibesine kapılmış ve sessiz sinemayı geri plana itmişti. Bu dönemde Charlie Chaplin, sektörün tüm baskılarına karşı çıkarak tamamen sessiz –sadece müzik ve ses efektleri içeren– bir başyapıt yaratmak için harekete geçti. 1931 yılında izleyiciyle buluşan Şehir Işıkları, Chaplin’in bu cesur girişiminin ne denli büyük bir dâhilikle sonuçlandığını açıkça gösterir. Film, sinemanın evrensel dilinin kelimelere ihtiyaç duymadığını tüm dünyaya ilan etti.
Film, Chaplin’in sembol karakteri “Şarlo”nun (The Tramp), sokakta çiçek satan görme engelli bir kıza aşık olmasını anlatır.
Şarlo, genç kadının gözlerinin açılması için gerekli ameliyat ücretini karşılamak amacıyla boksörlükten çöpçülüğe kadar çeşitli işlerde çalışır; hatta alkolik bir milyonerle trajikomik bir dostluk geliştirir.
Şehir Işıkları, yalnızca bir komedi filmi olmanın ötesinde; dönemin Büyük Buhran Amerikasındaki toplumsal sınıf farklılıklarını, kapitalizmin ikiyüzlülüğünü ve insan ruhunun asaleti üzerine etkileyici bir sosyal eleştiridir.
Filmin final sahnesi, günümüzde bile sinema eleştirmenleri tarafından “sinema tarihinin en etkileyici sonu” olarak nitelendirilmektedir.
Genç kız ameliyat olup sağlığına kavuştuğunda, ona yardım eden gizemli asilzadenin aslında hırpalanmış bir evsiz (Şarlo) olduğunu sadece ellerine dokunarak anladığı an izleyicileri derinden etkiler.

Bu durum izleyicide boğazında düğümlenen bir hıçkırıka dönüşür.
Güncel erişim için betsdost giriş sayfasını ziyaret edebilirsiniz.